• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

FIKRALAR

BİR FIKRA.....

Florida’da sahilde bir başına dolaşan adam, yerde yarısı kuma gömülmüş bir şişe farkeder. Şişeyi alıp açtığında içinden binbir gece masallarından kalma bir cin çıkar ve adama;


Ey yabancı, ben 3 bin yıldır bu şişenin içinde hapistim. Sen beni serbest bıraktın. Benden bir dilek dile, hemen yerine getireyim ' der.

Adam oturmuş, bir süre düşünmüş ve;

Her zaman Hawaii’ye gitmek istedim fakat uçaktan korkarım ve denizde beni çok kötü tutar.Benim için Hawaii’ye bir köprü yap böylece arabayla oraya gidebilirim ' demiş.

Cin gülmüş ve ' Bu imkansız.Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik’in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini ne kadar çelik gerektiğini düşün! Üstelik bu doğanın dengesiyle oynamak anlamına geliyor. Gel sen bu isteğinden vazgeç, başka bir şey dile… ' demiş.

Adam ne yapalım o zaman deyip yeniden düşünmeye başlar.En sonunda; 'Dört kez evlendim ve boşandım. Bütün kadınlar benim duyarsız olduğumu düşünür ve onlarla ilgilenmediğimi söylerlerdi. Bu yüzden kadınları anlayabilmeyi diliyorum. Kadınlar nelerden hoşlanırlar, nelere gülerler, nelere ağlarlar, davranışlarındaki temel mantık nedir ? Bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini anlayamıyorum. Bana kadınları anlama gücü ver…'

Cin; ' Köprü iki şeritli mi olsun, dört şeritli mi? '

           ROMAN YAZMIŞ

Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
- Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye:
- Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
- Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
- Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde...
O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine:
- Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum.

        KİMSE BAĞIRMAMIŞ

Dilbilgisi dersiydi.Öğretmen çocuklara soru sordu: 
Çocuklar,bağırmadım,bağırmadın,bağırmadı deyince ne anlarsınız? 
Öğretmen çok parmak beklerken kimse parmak kaldırmadı.Neden sonra temel parmak kaldırdı: 
-Telaşa gerek yoktur,kimse bağırmamiştur.

           ÇADIRI ÇALMIŞLAR

Cahil bir baba ve eğitimli oğlu ormana kamp yapmaya gider.Çadırlarını kurup uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra baba oğlunu kaldırır ve sorar;

-Gökyüzüne bak ne görüyorsun?

-Oğlan:Milyonlarca yıldız görüyorum.

-Baba:Peki bunlar sana ne ifade ediyor?

-Oğlan:Konuyu astrolojik olarak ele alırsak,evrende milyonlarca gezegen vardır.Bu gezegenler birleşip..

-Baba tokatı yapıştırır ve:Salak oğlum çadırı çalmışlar...!

            FIKRA GİBİ AMA GERÇEK

Tarih:1960 lı yıllar

Yer:Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi

Olay:Nasıl olduysa 423 hasta,hastaneden kaçar ve elazığ sokaklarına dağılır.dönemin başhekimine danışırlar.Doktor bey ne yapalım? Doktor,bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin der.Doktor önde 4-5 personel arkada sokağa çıkarlar ve başlarlar trencilik oynamaya..Bütün deliler bu kuyruğa girerek vagon olurlar.Hastaneye geldiklerinde ise sayı 600ü çoktan geçmiştir.

           AĞAÇ YÜRÜMEZSE

Nasreddin hoca'ya yapılan sataşmalar tükenip bitmez.Akşehirliler bir gün hoca'ya takılır ve sorarlar:Hocam senin senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?Hocanın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere sorulduya cevaplar:Herhalde öyle olmalı.Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar.Hoca madem kabullendin göster bir mucize de görelim!Hoca:'pekala şimdi size bir numara yapalım' der.Karşısında durmakta olan çınar ağacına;'ey ulu çınar çabuk yanıma gel!'der.Tabii ne gelen ağaç var ne giden.Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır.Akşehirliler:'ne oldu Hoca ağacı getiremedin,kendin oraya gittin!'diye gülünce Hoca:'bizde kibir yoktur,dağ yürümezse abdal yürür'der.

              SECDEYE KAPANIRSA

Bir gün Hoca yol üstü bir hana inmiş.Han Nuh Nebiden kalma bir yer..Her tarafı delik deşik;adeta çökmeye ramak kalmış.Hocanın yüreğine bir korkudur düşmüşama,ne desin?Nihayet bir söz sırasında'yahu bu senin tavanda ne kadar gıcırdıyor beşik mübarek'diyecek olmuş ama,hancı baba hiç oralı olmamış;sözü şakaya boğarak:'ağzını hayra aç Hoca,bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil;tavan tahtaları Hakk'a tesbih çekiyor'demiş.Hoca'nın közü küllenir mi?gözlerini hancının gözüne dikerek:peki ama demiş;ya bu tavan böyle tesbih çeke çeke aşka gelip de secdeyekapanırsa,bizim halimiz nice olacak?..

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret43773
Üyelik Girişi
GÜZEL SÖZLER
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 6°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.28855.3097
Euro5.98446.0084
Saat
Takvim